Son Haberler :

FRANSIZ ENGİZİSYON SİYASETÇİSİ SARKOZİ, PAPA VIII. URBANO’DAN FARKIN NE?

02-02-2012
Paylaş
info@ashaber.com

Rousso” Tarih yazmak, Tarih yapmaktan daha zordur” demiş. Boş yere söylememiş, haklılığını bugün görüyoruz. Siyaset/çi tarihçinin kalemini özgür bırakmaz. Çünkü kendini aklamak, kendi dönemini aklamak, yüceltmek, ibra etmek için tarihçinin kalemine hükümranlık yapar. Bu tip durumlarda siyasiler için okullarda okutulan tarih kitaplarına hükmetmek en kolayıdır. Yeni yetişecek nesilleri kendine göre biçimlendir. Tornadan çıkmış gibi beyin/-cik-/ler yetiştirilmesini sağlarlar.

İşte müşahhas örneklerden bir tanesi. Fransa cezayir’e hakim olduğu dönemlerde, Cezayir tarih kitapları Fransızlar tarafından yazılır. Ve cezayir’lilere ataları konusunda “sizin atalarınız galyalılar uzun boylu, düz sarı saçlı, mavi gözlü insanlardı” diye öğretirler. Oysa Cezayir’lilerin öyle olmadıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Cezayir’lilere atalarının Fransızlar olduğu öğretiliyordu, öğretilmeye çalışılıyordu. Bunda kısmen de olsa başarılı oldular. İşte Fransız siyasetinin tarihçiye müdahalesi sonrası olanlar.

İngiliz siyasetçilerinin bu gibi durumlarda söylediği bir söz var” İngilizlerin dostu’da düşmanı’da yoktur. İngilizlerin menfaatleri vardır.” Evet siyaset açısından bir yere kadar doğru olan bir söz. Fransa şu anda sırf başkanlık seçimlerinde sarkozi denilen nev-i şahsına münhasır şahsiyetin kendi menfaati için kendine ve tarihine ket vuruyor, pranga takıyor, bilekçe takıyor.

Osmanlı imparatorluğuna bakacak olursak;

Osman Gazinin arkasında Şeyh Edebali, Orhan gazinin arkasında Dursun Fakıh, I.Murat’ın arkasında Hacı Bektaş Veli, Yıldırım Beyazıt’ın arkasında Emir Sultan, Fatih Sultan Mehmet’in arkasında Akşemseddün ve Molla Gürani, Yavuz Sultan Selim’in arkasında Zembilli Ali Cemali, Kanuni Sultan Süleyman’ın arkasında İbn-i Kemal, IV. Murat’ın arkasında Aziz Mahmut Hüdai (hazretleri) gibi isimler vardı. Daha buraya yazamadığım onlarca isim var. Yani kendinden olanlar vardı. İlim adamları, ulemalar, Allah’ın veli kulları vardı. Bundan dolayı yüz yıllar boyu cihana hükmetti ve Devlet Ebed Müddet oldu.

Türkiye Cumhuriyeti kuruldu kurulalı yöneticilerin arkasında kimler var. Tek tek saymayayım, batı kafalı olan bu vatanın evladı batının vekil ordu mensupları, batıdan gelme ilim adamları, siyasetçiler, tarihçiler vardı. Yani istediklerini yaptılar, yaptırdılar. Batının kültürünü kendi vatanımıza ithal ettiğimiz günden bu yana kendi menfaatlerimizi de bu vatandan ihraç ettik

1956 yılında Fransa’nın cezayir’de yaptığı katliama karşı Türkiye olarak biz ne yapmışız. Fransızlar lehine oy kullanmışız. Cezayir’de yapılan katliama resmen göz yummuşuz. Şimdi ektiğimizi biçiyoruz. Yani batı kafalı olmanız, her türlü yaşayışta onlar gibi olmanız asla ve asla sizin de onlara katıldığınız anlamına gelmiyor. Bugün bunu görüyoruz. Rüzgar eken fırtına biçer. 1956 da zulmünü desteklediğimiz fransa bugün ermeni terörüne yataklık ediyor.

Fransız Kont Albert Vandal (Ermeni asıllı), büyük sultan Abdulhamit Han hazretlerine kızıl sultan diyen ilk şahıstır. Şimdi ne fransa’dan ne beklenir ki? Ancak ve ancak fransa’nın asil halkı ve sağ duyulu siyasetçileri bunları görecektir ve buna göre davranacaklardır.

Osmanlı egemenliğinde uzun seneler sorunsuz bir şekilde yaşayan ve Türk milleti ile kardeş gibi yaşayan Ermeni halkına Osmanlı gibi bir devlet tarafından “Millet-i Sadıka” ünvanı bahşedilmişti. Gerçekten millet-i sadıka oldular. Ama sonra çıkan milliyetçi akımları ile Taşnak-Hınçak gibi zihniyetler yüzünden bugünkü duruma gelindi.

Rus ordusu istanbul’da yeşilköy’e kadar geldiğinde, Ermeni patriği Norses, Grandük Nikolanın yanına gelerek “ Doğu Anadolu’da Ermeni Devleti kurarmısınız?” diyerek ricada bulundu. Utanmadan sıkılmadan bunu yaptı. Burada Ermenilerin içinden çıkan şahsiyetsiz insanların isimlerini yazıyorum. Ermenilerin ve Fransızların sağ duyulu vatandaşları, bilim adamları, tarihçileri ile kesinlikle bizim alıp veremediğimiz olmadı, olamazda.

Fransız Devleti cezayir’de Müslüman halkı diri diri gömmediler mi? Evet gömdüler. Aynısını Kıbrısta Rumlar Müslüman Türklere yaptılar.

Güneşte lekelerin mevcut olduğunu söyleyen Galile’yi mahkum eden Papa VIII. Urbano’nun başkanlık ettiği Engizisyon mahkemesi Demokratik usulle parmak kaldırmak sureti ile Güneşte leke yoktur şeklinde karar alınmasını sağlayarak bilimde de demokrasi yapmışlardı. Aynı mahkeme değil miydi? Galile’yi dünya yuvarlak dediği için yargılayan. Şu an yine engizisyon zihniyeti ile aynısını yapıyorlar.

Şimdi de yine demokratik usulle parmak kaldırıp indirerek, geçmiş tarihte olup bitenlere karar veriyorlar. Tarihçiler mi? Onlar kim oluyorlar. Ben istediğimi yaparım, yaptırırım demek oluyor bu. Yani bunun adı demokrasi değildir, resmen İstibdat yönetimidir. Kendi kanunları mahkum etmektir. Beyinlere zincir vurmaktır.

Türkiye olarakta zaten Jön Türkler denilen güruhun çıktığı günden beri bu tip zihniyetlere sahip insanların yaptıkları ile bu hale gelmedik mi? Şu an bunun mücadelesini ülke olarak veriyoruz. Alnımızın akıyla çıkacağız inşallah.

14 Nisan 1909’da Ermeniler Adana’da ayaklanıp katliam yaptılar. Adana’lılar bunun üzerine kendilerini savundular. O zamanki Edirne milletvekili (mebus) Balikyan “21.000 Ermeni ölü var” diyerek uydurma raporu Fransız gazetelerinde yayımlatması üzerine ülkemizi tüm Avrupa haçlı ordusunu göndermişti üstümüze.

İttihat ve terakki fırkasının cemal paşası Ermenileri öldürdüler diyerek 46 Türk’ü oracıkta idam etmesine rağmen Ermenilere yaranamamış ve 1915’te ermeniler cemal paşayı şehit etmişlerdi. Yani onlara yaranmak için onların isteklerini tamı tamıyla yapsanız da beğenilmezsiniz.

1878 yılında o zamanın İngiltere ve Fransa (vb.) devletlerinin sömürge olarak ellerinde bulundurdukları devletlerin temsilcileri dahi meclislerinde yokken, Osmanlının aynı dönemde kapatılan meclisinde bile Ermeni, Rum, Yahudi ve Müslüman mebuslar vardı. Yani herkes kendi halkını temsil edebiliyordu. Çağdaş geçinen Avrupa devletleri neden kendi sömürdükleri ülkelerin temsilcilerini meclislerinde bulundurmuyorlar dı? Halada bu aynıdır. Değişmez. Kendinden olmayanları ülkeyi ve devleti yönetmek için meclislerine sokmazlar.

27 Nisan 1909 yılında yüce sultan Abdulhamit Han’ı hal edenlerden biri Yahudi Emanuel Karasso, biri Ermeni Aram, biri Arnavut Esat Toptani ve bir diğeri de yüce sultana yaverlikte yapmış olan alçak Arif Hikmet Paşa’dır. Türkiye ve Türkler üzerine oynanan oyunlar hala devam ediyor ve geçmiş tarihe bakıldığında Müslümanlara ve Türklere oyun oynandığı, alçaklık yapıldığı görülüyor.

Balkan harbi yapıldığı sırada Türklerin Hariciye Nazırlığını (Dışişleri Bakanlığı) Gabriyel Nuradukyan’ın yaptığını görüyoruz. Buyrun buradan yakın, ister beğenin ister beğenmeyin. Kim teslim etmiş bakanlığı bu ermeniye.

İstiklal harbinde de Ermeni teşkilatının başında zamanında Türklerin Hariciye Nazırlığını (Dışişleri Bakanlığı) yapan Gabriyel Nuradukyan ile Bogos Nubar isimli şahıslar vardı. Besle büyüt yetimi gelsin oysun gözünü.

Türkiye olarak bizde tarih boyunca Ermenileri desteklemiş olan Fransızlarla askeri, ticari ve siyasi alanda birlikte çalıştık bugüne kadar.

Fransa hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki inanın külliyat olur çıkar. Şu küçücük köşeye bile yazarken kısıtlaya kısıtlaya ancak bu kadar oldu. Her birinin ayrıntısını yazsam birkaç kitap çıkar emin olun. Yukarda yazılanların bir çoğunu eski notlarımı karıştırarak ve daha önceden okuduğum birkaç tarih kitabını yeniden okuyarak yazdım. Çünkü söz gider yazı kalır. Yanlış yazıp müfteri durumuna düşmek asla ve asla istemem, neden mi? Ben Müslümanım ve Türküm, bizim aslımız ve neslimiz bellidir. İftiraya, ifrata, tefrite asla ve asla izin vermeyiz. Şayet birisi şu an fransa’nın yapmadığı bir şeyi yazıp söylese ilk itiraz eden biz (Türkiye) oluruz. Haksızlık nerede biz oradayız.

Ve rahmetli Necip Fazıl Kısakürek’in şiirinin bir dörtlüğü ile bu yazıya son verelim.

Allah Müslümanların- Türklerin yar ve yardımcısı olsun.

Sana taş attılar, sen gülümsedin.

Dervişin bir çiçek attı, inledin.

Bağrımı delmeye taş yetmez dedin.

Halden anlayanın bir gülü yeter.

N.F.K

MEHMET FETHİBEY

Ankete Katılın
Sonuçlar